KategorilerAlternatif Tıp Baharat Dünyası

Aktarcığın Tarihçesi

Aktarcığın Tarihçesi

Baharat ve şifalı bitkilerin tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir.  Baharat ve şifalı bitkilerle ilgili bilgilerin kaynakları çok eski tarihlere dayanmaktadır. Tarih öncesi ve sonrası medeniyetlerden günümüze kadar bitkilerle tedavi süregelmektedir. Halen günümüzde de bu konu giderek artan bir şekilde insanların bilgi alanına girmektedir. Bilimin ve tıbbın gelişmediği dönemlerde insanlar deneme-yanılma metodu ile dertlerine çare bulmaya çalışmışlardır. Halen doktor ve hastanelerden yoksun yerlerde geleneksel tedavilerle şifa aranmaktadır. Bu nedenle baharat ve şifalı bitkiler ve bunların tedavi alanlarındaki kullanışları ile ilgili pek çok eser yayınlanmıştır.

Hititler döneminde Anadolu’da yetiştirilen bazı baharat ve şifalı bitkileri (haşhaş, mazı, safran, çörekotu) günümüze kadar saklanan bilgilerden öğrenmekteyiz. Ancak bitkiler ile tedavi yöntemi daha ziyade Çin, Hindistan ve Mısır uygarlıkları zamanında dünyaya yayılmıştır. Kutsal kitapların birçok yerinde baharat ve şifalı bitkilerle tedaviler yazılmış olup bitki ve baharat isimleri belirtilmiş, tedavi amaçlı kullanılmaları öğütlenmiştir.

Eski uygarlıklarda baharat ve şifalı bitkilerin çeşitli amaçlarla ve çok sayıda kullanıldıkları bilinmektedir. Türk ve İslam tarihindeki Lokman Hekim, İbni Sina, İbni Baytar ve Dioscoridos gibi ünlülerin Anadolu’da yetişen baharat ve şifalı bitkiler hakkında çeşitli eserleri vardır. Ayrıca İsviçreli botanik bilgini E. Boissier’in eserlerinde Anadolu’da bulunan bitkiler hakkında gözlemlere dayanan ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. Anadolu’da baharat ve şifalı bitkiler üzerine ilk araştırmalar 19. Yüzyılda Mektebi-i Tıbbiye-i Şahane adı altında bilimsel çalışmalarla başlamıştır. İnsanlığın tarihi boyunca çeşitli hastalıklar ortaya çıkmış ve bu hastalıklara karşı muhtelif tedavi şekilleri uygulanmıştır. İlk çağlardan beri bu tedavi şekillerinde birçok baharat, şifalı bitki, su ve toprak gibi doğal kaynaklardan yararlanılmıştır.

Günümüzde şifalı bitkilerle çeşitli hastalıkların tedavi yöntemleri alternatif tıp olarak değer kazanmakta olup üzerinde daha da uzmanlaşılıp ileriye taşınmıştır. Lokman Hekim’in şifalı bitkilerle ölüme bile çare bulduğu bir rivayet olarak halen söylenegelmektedir. Ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle neredeyse her şeye şifa olacak bitkiler çok rahat yetişmektedir. Anadolu irfanı bu bitkilerin kullanım şekilleri ne kadar kullanılması gerektiği nerede ve ne kadar kullanması gerektiğini deneme yanılma yöntemi ile öğrenmiştir. Bunu kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Hangi bitkinin neye şifa olduğunu isimleri gibi bilmeleri yanında nerelerde yetiştiği ne kadar sürede kuruduğunu da bilmektedirler. Hemen hepimiz şahit olmuşuzdur, özellikle kış aylarında soğuk algınlığı, grip vb hastalıklarda kullanılan ilaçların bunun yanında şeker, tansiyon, migren veya karaciğerinde ya da başka bir bölgesinde şikayeti olan kişilere anında çözüm sunan bir sözlü gelenektir.

İşte Tam da burada Aktarcılık devreye giriyor, onlar büyük bir birikimin muhafızları ve taşıyıcılarıdırlar. Bilgilerinin kendileri ile gitmemesi için ardında hep birilerini bıraktılar. Onlarca ürünün bilinmesi bir büyük deniz iken nelere şifa olduğunu bilmek daha kişiyi görmeden şikayetini duymadan neyinin olduğunu ona neyin iyi geleceğini bilmek ise sanırım bir okyanus. Aktarcıların toplumda yeterli itibarı görmesi artık bir zarurettir. Kimyasal ilaçlarla tüm biyolojisi alt üst edilmiş insanların bitkiye yönelmesi vakti gelmiştir.

Siz de onlarca çeşit ürün için sitemizi ziyaret edebilir. Avcılar Parseller de olan Gülüm Baharat’a bir çay içmeye gelebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × one =